hayatı hecelemek
| - bu mevzuda tecrübeli 2 kişi var verdikleri ortalama puan: 4.00 etiketler: edebiyat/kültür |
yorumlar, sorular, öneriler
hayatı hecelemek konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
tecrübeliler (2)
-
wn6aq verdiği puan: 6
"iyidir"
depresif polyan verdiği puan: 2
"aman ha.."





ha - ya - tı :D
hayat benim için tek heceli bir cümleden ibarettir!
bok!
bir otobüs durağı, çam ağacı, kaldırım taşları, alt geçit, bir dere , köprü, çatı katı kafe, biraz çay, ezan sesi, sarı belediye otobüsü, bir otel odası; gayet sıradan şeyler, her yerde varlar, her şehir hınca hınç bunlarla dolu, giden, gelen, koşan, çalışan, yorulan, düşünen, üzülen, aşık olan, pompa kovalayan, her şehir böyle uğraşlı insanlarla dolu, insanlar dolu böyle şehirlerde.3 saatlik yürüyüş, ya adımlar ağır, ya da çok ağır böyle adım almak bir şehirde. anı yüklenen her nesneye dokunmak. ağaça dokunmak, otobüslere dokunmak, yol kenarı demirlere, bank altı yapıştırılmış sakızlara, köptü iskelelerine, sandalyelere dokunmak , film afişlerine, asansör aynalarına dokunmak, hayat hep en garip olanı, en olmayacak sanılanı çıkarıyor karşına insanın, başlangıcı da sonu da bu olanların çok acayip, şekilsiz, benzetemiyor artık insan hiçbir şeye. her şeyde bir şey var, ama hiçbir şey yok.
ses yok
yüz yok
rüyalar bile silik gölgeli gibi
bir çocuk doğar.
o büyüdükçe azalır sende ki,
ama yanı hızla yaşlanmaz hisler
dün gece hayatın bir hecesini daha öğrendim hayatta kalmak için güvenmemk sart ama hep bir şüphe barındırmalıymıs insan...
Babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum. Bazen öyle olur, her şey üstüste gelir. Polis olmasaydım katil olurdum çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir. Binlerce ceset, binlerce katil, ve bir evlilik gördüm. Seni, intihar ettiğin gün tanıdım kızım. Seninle o gün barıştım. Şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalınayak anlayabildiğim şeyler var. Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var. Bütün çaresiz insanlar gibi... Dağılan bir okul gibi... Acılarımız da birbirine benziyor artık kızım. Birbirine benzeyen parmaklar gibi ama her birinin eşsiz bir izi var. Bazen gözlerim dalıyor karanlıkta ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde. Hiç susmuyorsun, ağlamama asla müsade etmiyorsun. Her şey affedildi babacım diyorsun hiç ayrılmayacağız diyorsun. Keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştğunu duyunca. Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana Ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım. Cesetler de benzemez. Ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman. Koşan atlar düşen atları hatırlatır. Yağmur yağar.. durur.. tekrar başlar... Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir. Beşikten mezara kadar... Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. Yalan mı söylüyorum sana? Affet beni kızım, affet! Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım...
Emrah Serbes
ne düşünüyorsun yavrum
binin yarısı beşyüz eder
baharın sonrası yaz
http://www.facebook.com/video/video.php?v=101284673222410
güneşe bakmak lazım,
geçici körlükleri seviyorum ben.
car-pe di-em